Opus 3 – Borja (Bass)

Cuma, 12 Şub 2010 Toldora yorum yok

opus3 Opus, yaklaşık olarak eser anlamına geliyor. Johann Sebastian Bach’ın eserlerinde görebileceğimiz BWV gibi terimler Mozart’tan sonra Opus diye anılmaya başlanmış. Bahsedeceğim Opus 3 bas gitar,elektrogitar ve davuldan oluşan bir üçlü grup. Elektronik,Techno müzik yapan, arama motorlarında ilk sırada çıkan Opus III değiller yani.

Grubun bir MySpace sayfası yok. Ayrıca kendi siteleri opus3.cl’de kapalı durumda. Youtube üzerinde video ararken grubun bas gitaristi ve bestecisi Francisco De Borja García’nın kanalına göz attım. Grubun ve Borja’nın güzel çalışmaları var.

Buradan Borja’nın kanalına, buradan da grubun facebook sayfasına ulaşabilirsiniz. devamını oku…

Categories: Rock Müzik Tags: ,

KODU – Microsoft Research : Yeni Görsel Programlama Dili

Cumartesi, 06 Şub 2010 Toldora yorum yok

Kodu, oyun yaratmak için kullanılan görsel bir programlama dili. Özellikle çocuklar için yapılmış programlama dili, aslında herkese hitap ediyor. Oyun yaratmak için kullanacağınız program, XBox 360 altında tek bir oyun  kontrolüyle kullanılabiliyor(muş).

Kodu projesinin temel amacı, programlama kullanıcı arayüzü. Dil, tamamen basit simge arayüzleriyle oluşturulmuş.

Kodu özellikle oyun geliştirme için hazırlanmış. Hiç programlama bilmeyen biri için 3 boyutlu oyun yapmak hiç bu kadar kolay olmamıştır sanırım. devamını oku…

Categories: Genel Tags: ,

Şu günlerde..

Salı, 05 Oca 2010 Toldora yorum yok

Düne kadar ne güzeldi İzmir, sıcacık. Ankaradan ofo gelmiş, dalga geçiyordum “burası soğuk üşürsün” diye. Şimdiyse gerçekten üşüyorum. Finaller yaklaştı, dersler bitmeye başladı bir bir. Fizik dersi olan salı sabahım boş bu yüzden. Ben de Deniz ablasıyla gideceğimiz salsa kursuna bakıyorum. Fakat akıl işte nerede olduğunu unuttum. Oysa kaldığım yere 1km uzaklıkta. Öğleden sonra gireceğim web tasarım dersi için getirdiğim bilgisayarla da bilmediğim yerlere yürümek istemedim. Sağol google maps :) Senin için Kahve Diyarındayım şimdi.

Hani Amerikan filmlerinde olur ya, amcam oturur Starbucks’a. Bir yandan kahvesini yudumlar, diğer yandan gazete okur, veya birşeyler yazar bilgisayarında. Öyle hissetim bir an kendimi. Ahh, ne kadar özenticiyim. Ama onun kahvesinin yanında kahve tanecikleri vermiyorlar ki! Ayrıca onun çikolatadan kaşığı da yok!

Kahve Diyarı dedim.. Kahve Dünyasına çok benzeyen bu yer, menüsünde sunduğu düşük fiyatlarla mutlu etti beni. Sanırım kahve içeceğim yeri de bulmuş oldum. Bu arada söylediğim sıcak çikolata soğuduğunda gerçekten katılaştı :)

Categories: Ege Üniversitesi Tags:

EV – Oyunu Kimin Başlattığı Değil, Kimin Bitirdiği Önemlidir|AC Film

Perşembe, 10 Ara 2009 Toldora yorum yok

ev_sinemaGösterim Tarihi: 26 Şubat 2010
Tür: Aksiyon/Gerilim
Oyuncular:
Alpay Atalan,
Ahmet Saraçoğlu
Gülçin Satırcıoğlu,
Alican Yücesoy
Levent Ünsal
Yönetmen: Caner-Alper Özyurtlu
Dağıtımcı: Pinema
Yapımcı: AC Film
Senaryo: Alper Özyurtlu, Caner Özyurtlu, Volkan Keleş

Film, Biri Bizi Gözetliyor’ (BBG) programından esinlenerek yazılan, stüdyoya giren bir katilin, canlı yayında saçtığı dehşeti konu almış. Filmin yönetmeni ve senaryo yazarları arasında Caner-Alper Özyurtlu kardeşler var. Caner Özyurtlunun deyişiyle filmin şöyle: Eli silahlı bir adam yarışma evine dalıyor ve diyor ki, “Her hafta bir oylama yapıp buradan birini alkışlarla, şarkılarla ve bazen devamını oku…

Categories: Film Tags: , , ,

Şeker Portakalı – José Mauro De Vasconcelos

Salı, 01 Ara 2009 Toldora yorum yok

seker_portakali_jose_mauro_de_vasconcelosYazar: José Mauro De Vasconcelos
Çeviri: Aydın Emeç
Yayınevi: CAN Yayınları
Orjinal İsim: Meu Pé de Laranja Lima
Yılı: 1983 (Çeviri tarihidir. Kitap 1968′de yazılmıştır.)
ISBN: 978-975-510-032-6

Kitap Arkası Özeti
Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa, çok çeşitli işlerde çalışan José Mauro De Vasconcelos‘un başyapıtı Şeker Portakalı,”günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü”dür. Çok yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos’un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zezé’nin başından geçenleei anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı “yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını” söyler. devamını oku…